yesil elma
25 Takipçi | 1 Takip
08 11 2006

MİNE TAVLADA GURURUMUZ

Kuşadası Lions Kulubünün düzenlediği 18 inci Altın Zar Tavla Şampiyonasında Akset Tanıtım ve Reklam ajansımızın temsilcisi Mine Külek 4 üncü oldu. Mine, 3 bayan yarışmacı ve 90 kişinin katıldığı turnuvada bileğinin hakkı ile dereceye girdi. Ya ya ya Şa şa şa MİNE SEN ÇOK YAŞA e mi..         Devamı

07 11 2006

KUŞADASI'NDA BU ÖĞLE AVLU'DAYDIK

İşkembe çorbası ve Arnavut ciğeri yedik. Sokakta ilicik havada oturduk. Devamı

28 10 2006

YONCAKÖY'DE BAYRAM

Annem ve Babam Yoncaköy'de olunca biz de Bayramı orada karşıladık.Tabu oynadık Kalburabastı, otlu börek veee Yoncaköy'de üretilen bal ile soframızı şenlendirdik. Devamı

18 10 2006

KOZMİK TETİKLEME BAŞLADI

     "17 Ekim 2006'da kozmik bir tetikleme olayı gerçekleşiyor. Bu şimdi ve 2013 arasında gelecek olan bir çok tetikleyici olaylardan biri, başlangıçtır. Evrendeki yükleme boyutlarından yayılan UV titreşim ışını 17 Ekim'de dünyayı yıkayacak. Etkileşimler, duygu, düşünce, 1 milyon kat şiddetinde yükseltilecek.Her düşünce, her duygu, her niyet, her irade ister iyi olsun, ister kötü, pozitif, negatif olsun. Gücü 1 milyon kat artacak. Tüm madde düşüncelerimizden tezahür ettiğinden neye odaklanırsanız bu ışın o düşünceleri hızlandıracak ve onları hızla maddeleştirecek, normalde olduğundan 1 milyon kat hızlı tezahür ettirecek."      Günlerdir bu mesajı bekledik. Dünya barışı için bir fırsattı belki de. 1 milyon insanın katılımı amaçlanmıştı. Ofisteki arkadaşlarımdan başlayarak duyduk duymadık kişi kalmasın diye çabaladım. Nihayet 17 Ekim 10.17 de süreç başladı. Tabii bazı ismi lazım değil arkadaşlarımız, niyetlerin 1 milyon kat artacağını duyunca bıyıkaltı gülmelerini çoğalttılar. Tam 11.39 da telefonum çaldı veee kozmik tetikleme benim için başladı :))      Kuşadası'nda yeni bir haftalık gazete için röp istediler. Yani şimdi röportaj diyerek havamı bozmayım ama siz anladınız. Bu an'da bir röp verirsem demek ki 1 milyon röp beni bekliyor. Kozmik tetikleme başladı derken haklıyım yani.  Aylin Eser, yeni çıkacak haftalık gazetemizin İstanbul'dan transfer cevval röpçüsü. O kadar içten o kadar çalışkan ki eminim Kuşadası'nda çok kalıcı işler yapacak      Aah ama aynı anda kötü bir olayda başlamıştı. Aslında bir skandal. Başbakanımız hipoglisemi krizi ile bayılınca, hastaneye ulaşan araçtan panikle inen şöfor ve koruma , içeride kilitli kalmasına neden oldu. Camın balyozla kırılmasındaki çekiçgüç harekatı çok başarılıydı. Ve kurtarılan Başbakan hastaneye karga tulumba girdi. Şimdi 1 milyon kez aynı hatalar işlenecek ve aynı krizler geçirilecekse Başbakanın işi ... Devamı

16 10 2006

SEKE SEKE ÇIKTIIIMMM VE İNDİİİMMMM

  DAĞ YENİ KAYNARCA SELATİN’den ŞİRİNCE’YE      15 Ekim 2006   Keçi olmalıydım. Önceki yaşamlarından birinde mutlaka hoplaya zıplaya uçurumlardan inen, en dik yamaçlara tırmanan alacalı bir keçi olmalıydım. Dün o kadar çok kayadan atlama rekoru kırdım ki ömür boyu kımıldamasam bana yeter.   Kusadasi_tracking grubumuzun “B tipi iki hafif yokuşlu yürüyüşü var” mesajını aldığımda hayat çok normaldi. “Denize girme havasında dağa çıkarım, bir güzel de yanarım, Pazartesi günü çook güzel haftaya başlarım” düşüncesi, asıl normal olmayan.   “Pazar günü ne yaptın? ÇİLE” diyordu Peri kızı Meltem. İlk kez yürüyüşe katılmıştı ve 70 derece eğimli çam ormanı içinden zirveye doğru tırmanırken bunları söylüyordu kendine.   Ortaklarda ilk kahvede çay ve kahvaltı molasında yan masadan tahinli börek gelince anlamıştım lezzet dolu bir gün geçireceğimi. Nefessiz bir gün olacağını nereden bilebilirdim ? Başlarken Ahmet Gündüz, ön konuşmasında “Nefes alabilirsiniz” bile demişti.   Kendisi futbol gazisi olduğu için gelemeyen Mustafa Diniz’in organizesi ile kocaman bir otobüse doluştuk sabahın 8’inde. Mutlu sabah uykusunda olup ta bizi uğurlayan Kötü Kız Berna arkadaşımı selamladım içimden. Yanımda oturan Bayan Bacak, “Beyaz giymedim bak, hakkımda hiçbirşey yazamayacaksın” diyordu. İlk iletişim, (kesinlikle dedikodu değil) bilgileri için sağa sola laf atıyordum. Söke grubundan arkadaşları aldık. Anıt Ağaç işaretlerini izleyerek virajlar çıkıp, ovadaki zeytin ağaçlarına veda ederken birden bir kıvrımda durup, otobüsten döküldük. Sonra başladı teller aşmalar, çitler atlamalar.. Uçurumdan inerken kendimi dengelemek için dağa paralel vücudumu eğmekten sırtım kasılmış, sonradan farkettim.   Flora uzmanım Cumhur ile sonbaharın habercisi, Morca, Pamucak üzerine konuşurken, böğürtlen, kızılcık tadına bakarken, ilk yağmurlarla coşan turpo... Devamı

07 10 2006

YİNE YENİDEN YENİ BİR YÜRÜYÜŞ SEZONUNA MERHABA

  “Kadınla çarpışmaya gidiyoruz” dedi Artisss Ahmet. Artizzz Belm@ olmak için evden kaçıp İstanbul’a gitme yaşım 50’yi beklerken, benden öne geçtiği için kıskanıyorum sanmayın. Muhalefet Ahmet artık “Hoca Karşılama” klibinin Flash TV de gösterimi ile şimdilik şan ve şöhrete çabuk ulaşabilir ama unutmayın zirveye aniden çıkan, çabuk iner. Çarpışmaya gittiğimiz kadın ise öğle yemeğinde, Çakal gölüne karşı zeytin ağaçlarının altına serildiğimiz için bize taş atan ve sopa gösteren kadın. Tam ayakkabılarımızı çıkarmış yemeküstü meditatif frekansımızı yükseltecektik ki, hadi toplanın gidiyoruz... Aslında İbo Aga ile güzelce sohbet ederken “Amca ne yapıyor, teyze ?” demesiyle kadın sinirlenmiş ve taşlarla sopayla “Kalkın zeytinlerin altından, ezdiniz hepsini” diyerekten bağırmaya başlamış.   Belediye önü sabah 8.00                                                                                                                           Yürürken de konuşabilirim :)) İbo Aga ile   Kuşadası_tracking grubunun 2006-2007 yürüyüşlerinin ilkindeydik geçen Pazar günü. Oruç tutmadım susarım diye ama susuzluktan öleceğimizi nereden bilebilirdik. Gebekirse Gölü 14 km, kolay parkur, hava ılıcık giderek sıcakladı. İkinci göl Çakal’a karşı yemek molasında suya karşı yutkunmak zordu. Hele öğleden sonra gözüm... Devamı

22 09 2006

İZLEYİCİSİYLE ve EDEBİYATÇISIYLA BÜYÜYEN BİR ETKİNLİK

3.Kuşadası Öykü ve Şiir Günleri (13-15 Eylül) Genel Koordinatörü Sayın Selim Esen bir değerlendirme yayınladı.         Etkinlik düzenlemek kuşkusuz zor bir iş değildir. Ancak, nitelikli, sonuçlarıyla yarar sağlayabilecek etkinlikler düzenlemek de kolay iş değildir. Ege’nin şirin köşesi Kuşadası’nda 2004 yılında uç veren “Öykü ve Şiir Günleri” bu yıl 3.üncü yaşını doldurdu.             Öykü ve şiirlerimizi, edebiyatçı ve kültür ustalarımızı ülke çapında çevreye tanıtmaya,  bu tür etkinliklere öykü yazarlığı ve şairlik bağlamında özellik kazandırmaya, edebiyatımızın yerel adlarına sahip çıkmaya çaba göstererek, dünyada barışa katkıda bulunmayı amaçlayan etkinlik 13–15 Eylül tarihlerinde gerçekleştirildi.   Kuşadası Belediyesi’nin önderliğinde düzenlenmekte olan etkinlik, kapsamı ve içeriği ile ilçenin kültürel kimliğine büyük katkı sağlıyor.   Şair ve Öykü yazarlarının eserlerini seslendirdiği edebiyat şölenine katılan bilim adamları da kültür-sanat dünyamıza farklı görüşler kazandırıyor.   Bu anlamda, “Ege’nin iki yakası- Komşu Edebiyatı”, “Roman’da Türk Tarihi”, “Ankara ve İzmir’de Edebiyat Hareketleri” ile “Çocuk, Gençlik ve Edebiyat” başlıklı oturumlarda seslendirilen görüş ve değerlendirmelerin toplumumuzun aydınlanmasına ışık tutacağı yadsınamaz.   Belma Özgün ve Celal İnal’ın sunumunu üstlendikleri etkinliğe katılan Ahmet SAY, Muazzez İlmiye ÇIĞ. Bilgin ADALI, Aytül AKAL, Alper AKÇAM, Ferda İzbudak AKINCI, Talat AVCI, Abdülkadir BUDAK, Aydın ÇUBUKÇU, Gülseren ENGİN, Sultan Su ESEN, Ahmet GÜNBAŞ, Kemal GÜNDÜZALP, İnci GÜRBÜZATİK, Ziya GÜREL, M. Arslan GÜVEN, Ufuk KARAKOÇ, Eray KARINCA, M.Sadık KIRIMLI, Ahmet Zeki MUSLU, Etem ORUÇ, Mucize ÖZÜNAL, Adnan POLAT, Prof. Dr. Sedat SEVER, Dinçer SEZGİN, Nevzat S. SEZGİN, Hülya SOYŞEKERCİ, Yrd. Doç. ... Devamı