5/5/2007 - Hıdrellez Günleri
“Kuantum çorbası, 12 sarmallı DNA böreği” değil tabii ki Hıdrellez de “Bolama” yiyecegiz. Nerede mi ? Kusadası el heykelinin orada denize karşı “Öz Romanlar ve müzisyenler “ derneğinin özel gösterisi eşliğinde hem de.
Çocukken mahallede oynarken bir ses duyardık. “Kaşığını al Hatçanımın bahçesine geeelll”. Hemen eve koşar, “Anneee çabuk bana kaşık ver, Bolama’ya gitçeemm” diye telaş ederdim. Ev sahibi bir niyeti gerçekleştiğinde Bolama yapmış komşuları çağırır. Hazırlaması zahmetli olduğu için bir hayır yemeğidir. Erişte, pirinç ve bulgur ortada soğanlı domatlı et üstü başka bir tencere ile sıkıca kapatılmış ve özel tenceresinde pişerken, “Bolama taşını” getir komutuyla, oflaya puflaya taşıdığım kocaman bir taş, en üstteki tencere kapağının üstüne yerleştirilirdi. Artık 3-4 saat odun ateşinde beklerdik yemeği.
Güvercin ada görkemli durur
Dalgalar dibine vurur
Fenerin gözü delik
Gelene göz süzer durur
Hıdrellezin geldiğini, bir gün önceden Bolama tenceresi ortaya çıkınca anlardık. Sonra bahçedeki asmanın yapraklarını toplardık. İllaki, Hıdrellez gecesi bolluk bereket için annem dolma sarardı. S harfiyle başlayan yiyecekleri tüketmek gerekirdi. Sarma, soğan, sütlü ürünler.. 5 Mayıs günü mahallede yakılacak büyük ateş için odun çalar, kereste parçaları bulur, içine mani doldurduğumuz küpü yıkayıp hazırlar, Hızır temiz olmayan evlere uğramadığı için, hemen odalarımızı toplayıp temizlerdik. 6 Mayıs günü sabah erkenden deniz kenarına gidilir bir gece önce gül dalına astığımız niyetlerimiz denize atılır ve mutlaka piknik yapılırdı. Arasına ısırgan otu ve peynir konan mısır unundan yapılan Kaçamak böreğini kıtır kıtır yemek çok hoşuma giderdi. Sabah uyanınca ilk işim, bahçeye bıraktığım üzerine un serpiştirilmiş tepsiye bakmaktı. Böylece unun üzerindeki izlerden, Hızır’ın bize uğradığını görüp rahatlardım.
Kuşadası’nda akşamlar
Denizde ışıklı sandallar
Hasret çeken sevdalılar
Sahilde buluşurlar
Hıdrellez günleri mevsimsel döngüye denk geliyor. 5 Mayısı 6 Mayısa bağlayan gece, güneş Ülker burcuna girer ve yıl, astronomik olarak yaz ve kış olmak üzere ikiye ayrılır; 7-8 Kasım gecesi güneş Ülker burcundan çıkar ve tekrar kış başlar.
Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır.
Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış; zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir. Hızır’ın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür.
Çocukluğumuzun tılsımlı yeşeren günleri Hıdrellez için, büyük şehir koşmacalarının arasında, geçen yıl AA’nın bir haberine çok gülmüştüm. “Hızır” olduğunu ve kendisine vereceği parayı yardıma ihtiyacı olanlara dağıtacağını söyleyen bir kişi, Şehzade parkında dolandırıcılık yaparken yakalanmıştı.
Kuşadası’nda zeytinler
Zeytin toplar gelinler
Sevdiğini görenler
Dörtnala zeytine gider
Kişisel gelişim programlarına devam ederken, “Ne biliyoruz ki ?” ve “Sır” filmini izlerken, kitabını okurken ne istiyorsak onu düşünüp gerçekleşmesini beklerken, Kuantum fiziğiydi, DNA sarmallarımız değişiyor, genetik kodlarımız ile varoluşumuzu öğrenip, kafamızı karıştırmadan, gelin yine o eski Hıdrellez şenliklerimize dönelim e mi...J
|